Yeşilçam, dönemin yapımcılarının tek tek mekan açıp yerleştiği Yeşilçam sokağından adını alıyor. Amerikan sineması, Hind ve Mısır filmlerinden uyarlanarak yazılan senaryolar bir süre sonra sektöre yetmez oluyor. Sende 300 kadar filmin yapıldığı Yeşilçam'da senarist sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Çığır açan isimler orjinal senaryoları sektör sıkışınca ortaya çıkarmaya başlıyorlar. Sefa Önal ismi çok önemli. Kendisi 395 çekilmiş senaryo ile adını Guinness Rekorlar Kitabı'na yazdırıyor.
Bugün hala sosyal medyada trend olan Yeşilçam film kesitleri, yeni neslin hikayesinden haberdar olmadığı hikayelerle dolu bir dönemi de yansıtıyor. Arka planda neredeyse günün her saati çalışan, hak ettiği parayı alamayan, sosyal güvenlik hakları dahi olmayan oyuncular ve set işçilerinin de bir hikayesi var. Cüneyt Arkın, Kemal Sunal gibi isimler zenginlikleri ile tanınmıyorlar. "Bağırmayacaktın Anton. Artık ağzının yerini biliyorum." diye bağırırken dahi 3 kuruşa tamah ediyor Cüneyt Arkın. Zaten ağır savaş ve kıtlık yorgunu bir halkın çocukları olan bu insanlar siyasi duruşlarıyla da dikkat çekiyordu. Yani oyunculuk edip para kazanmanın dışında bir dertleri de vardı. Halkın derdiyle dertlenmeyi dava edinmeye çalışan Kemal Sunal, tüp kuyruklarını, yalan reklamlarla halkı kandıran kapitalist firmaları protesto ediyordu. Fakat Zübük gibi filmlerle halka rağmen halkı anlatmaktan da vazgeçmiyordu.
Refik Tırpan ALTAY