Üşengeçliğe geçiş zihinde farkında olmadan işleyen bir süreç. Son zamanlarda daha çok adı geçen "overthinking" denen hastalık insanlığın karşılaştığı yeni bir hastalık değil. Düşünmeyi gelişigüzel, haybeye ve hiçbir temele dayanmadan yapmaya çalışmak elbette overthinking bağımlığına dönüşür. Doğru soruyu soramayan birinin problemini çözmesi sürekli ertelenir. Her seferinde çözüme değil doğru soru sormaya yaklaşması gereken kişi doğru akstan da uzaklaşır.
Küçük yaşlarda edindiğimiz düşünce alışkanlıkları ergenlik denen dönemde tek tek denenir. Dünyanın öyle dönmediğini anlayıp düşüncelerini netleştirenlerle, alışkanlıklarını değiştirmeye direnenler arasındaki makas ülkelerin hayata standartları, teknolojiye kolay ulaşımları, ekonomik refah seviyeleri arasındaki farklar gibi açılır.
Ailede her şeyi düzgün yapan biri olsa da yapıp ettiği işleri sonraki nesle aktarma kodu olmadığında yine ileriye doğru bir adım atılmamış olur. Okulda öğrenilen şeylerin önemli kısmı ders esnasında değil tenefüslerde, koridorlarda, öğretmen ders anlatırken yapılan kaçamak konuşmalarda öğrenilir. Eğitimin kurumlaşması, en küçük zaman dilimlerini dahi verimli geçirilmesini sağlar. Fakat bunun için köklü ve toplumu gerçekten tanıyan kişilerin bir araya gelerek oluşturduğu bir kültür şarttır.
Refik Tırpan ALTAY